TEAM BUILDING AWAY-DAY

away-day-2012Durmaksızın çalan telefonlar, bölünen toplantılar ve gelen kutusunda üstüste biriken emailler, hem performansınızı düşürür, hem de vaktinizden çalar. Sonuç: aceleye getirilmiş kararlar, gerçekçi olmayan beklentiler, enerji ve motivasyon kaybı!

İyi planlanmış bir away-day etkinliğinin size sağlayacağı avantajlar ise:
– Motivasyonu yüksek ekipler
– Ortak hedeflerin daha net algılanması
– Gelecek döneme yönelik bilgi güncellemesi
– Daha verimli performans için yeni fikirler üretilmesi
– Görev ve sorumlulukların daha iyi tanımlanması
– Ekip üyelerinin davranış ve kişisel farklılıklarının benimsenmesi, takdir edilmesi
– Ekip üyelerinin birbirine karşı güven duygusunun artması
– Sonu olmayan, dosyalanıp bir kenara kaldırılan flipchart notları yerine kısa ve öz ifadelerin kullanılması
– Düşünmek ve yeni fikirler geliştirebilmek için ofis ortamından uzaklaşmak
– Aidiyet duygusu ve takım ruhunun harekete geçirilmesi

Böyle bir günün işten uzak ve daha verimli gerçekleştirilebilmesi için, planlama ve lojistiğin takımın dışında bir kişi tarafından gerçekleştirilmesini tavsiye ediyoruz. Ajans kullanmak bu noktada size yeni bir perspektif kazandıracak, enerji ve motivasyonunuzu yükseltecek taze fikirler sağlayacaktır.

KARİYER DERGİSİ’NDEN BİR MAKALE

Takım olmak ne demektir?

Günümüzde bu konunun bir anda önem kazanmasını nasıl açıklayabiliriz? Her mülakatta karşımıza çıkan iyi bir takım oyuncu olup olmadığımızla ilgili soru nereden çıktı? Takım oyunu spordan iş hayatına nasıl geçti acaba? Ya da daha basit bir soru; her topluluk takım mıdır?

Takım olma kavramı hakkında…

Morris ve Summer (1995) “takım”ı sözcüğünü, ortak bir kimlik geliştirmiş ve aynı amaç ya da amaçlara ulaşmak için çalışan oyuncular grubu olarak tanımlıyor. Cartwright ve Zander (1968) “grup” için bir tanımlama yaparken şu sözleri kullanıyorlar: Birbirleriyle ilişkili ancak bir dereceye kadar birbirlerine bağımlılıkları olan insanlar topluluğu. Her grup takım değildir. Peki takımı takım yapan nedir o zaman? Bir şirkette satış grubu ama yönetim takımı vardır… İkisi arasındaki fark nedir? Neden birini grup diğerini takım olarak isimlendiriyoruz?

Bir futbol takımını düşünün ki herkes kaleci ya da herkes santrafor. Mümkün mü? O kalecilere futbol takımı değil, kaleciler grubu ya da topluluğu deriz. Bir takım ancak birbirinden farklı özelliklere, bilgi ve deneyimlere sahip kişilerden oluşabilir. Tabii ki bu kişilerin ortak bir amaç, ortak bir anlayış etrafında birleşmiş olması gerekiyor ve bu amaç için birbirlerine bağımlı olmaları bekleniyor. Eğer bu kadar insanı bir araya topluyor ve haydi bu hedefe doğru çalışın diyorsak tabii ki başarılarında ki en önemli etmen iyi ve etkili iletişim haline dönüşüyor.

İş hayatında takım olmak…

Önce sporda gördüğümüz takımlar zamanla iş hayatında oluşmaya ve tek başına harikalar yaratan çalışanların yerini almaya başlamıştır. Peki ama yöneticileri, iş sahiplerini bu düşünceye yönelten temel nedir? Sadece ‘trendy’ bir kavram olması mı? Aslında iş dünyasının takım kavramı ile tanışması çok daha eskilere dayanıyor. 1920’lerin sonunda artık bir klasik haline gelmiş Hawtorn Çalışmaları ile başlıyor takım fikrinin doğuşu. Hawtorn Çalışmaları, bir grup çalışanın farklı şartların deişiminden nasıl etkilendiğini detaylı bir şekilde inceleyen bir seri araştırma faaliyetidir. Araştırmacılar, uzun zaman alan bir süreç sonucunda, en etkili faktörün bir takım kimliği oluşturmak ve artan iletişim ve ilişkiler dolayısıyla hissedilen destek ve aidiyet duygusu olduğu konusunda fikir birliğine vardılar. Daha sonra araştırmacılardan biri olan Elton Mayo (1933), etkili bir takım çalışması için gereken faktörler üzerinde ciddi çalışmalar yapmıştır. İşte tüm bu araştırmalar şirketleri çalışanlarını gruplayarak etkili takımlar yaratma fikrine yöneltti.

Takım içi iletişim…

Eğer iletişimi kişiler arasında anlamaları ortak kılmak olarak tanımlarsak bir takım için ne kadar önemli olduğunu da vurgulamış oluruz. Düşünün bir işi çabuk bitirmekten bahsediyorsunuz ama çabuk kavramının anlamı her bir takım oyuncusu için farklı. Birisi için bu süre bir kaç saat, bir diğeri için bir kaç hafta ya da bir başkası için birkaç ay olabilir. Kavramların altlarını doldurmak önemli. Takım oyuncuları kabul ettikleri ya da reddettiklerinin hepsi için aynı anlama geldiğinden emin olmalı. İyi bir iletişim dediğimizde bile pek çok insan için “iyi” kelimesi farklı anlamlar ifade edecektir. O yüzden burada önerim mümkün olduğunca net ve belirgin olmaktır. Bir işi çabuk bitirmek yerine bir işi 15 gün içinde sonuçlandırmak herkes için aynı anlama gelecek ve ileride yaşanacak çatışmaları önleyecektir. Diğer taraftan iletişimin sağlıklı olabilmesi için ise empati kurmak mutlak bir zorunluluktur. Aksi takdirde takımdaki diğer oyuncuları anlayamayız. Belki en kolay çözülebilecek sorunları çözümsüz kılarız.

Empati olmadan asla!

Farklı disiplinlerden gelen çalışanların/yöneticilerin birlikte şirkette kullanılan bilgisayar programını değiştirmek için bir proje ekibi kurduğunu düşünün. Farklı bakış açılarına sahip, farklı terminolojilere aşina ve birbirlerinin işinden pek anlamayan ama kendi konularında uzman kişiler… İlk toplantılarını yapıyorlar, toplantı masasında kendilerine bir yol haritası çıkarmaya çalışıyorlar. Ama ne yazık ki mali işler departmanının vergi mevzuatı ve yurt dışı raporlamaları aynı anda elde edebilmek için istediği değişiklikler karşısında, bilgi işlem departmanında çalışanlar kendilerine ekstra iş çıkaraca bu talebe neden ihtiyaç duyulduğunu anlamıyorlar. Satış departmanı ise yeni sistemle birlikte satışları daha erken kapatmaları gerektiği söylendiği için yaptıkları işin zorluğunu kimsenin anlamadığını düşünüyorlar. Amerikalıların dediği gibi: “Bir adamın ayakkabılarıyla bir mil yürümeden onu eleştirmeyin.” O yüzden birbirlerini anlamaya çalışsalar, ki bunun için aynı zamanda dinleyebilmek gerekir, ortak bir nokta bulmaları mümkün olacaktır. Empati kurmanın püf noktası karşımızdaki kişinin düşüncelerini ama ondan daha önemlisi duygularını doğru olarak anlayıp bunu ifade edebilmesidir.

Peki ya siz iyi bir takım oyuncusu musunuz?

Günümüzde bir takım dahilinde meslektaşlarımızla etkileşimli çalışmamızı gerektirmeyecek pek fazla iş/meslek yok. Kurumsal hedeflere ulaşabilmek için işyerimizde diğerleriyle birlikte çalışmamız gerekiyor…yani takım olmamız bir zorunluluk. İşe alımlar esnasında aranan özelliklerden birisi de takım olarak çalışabilme yetisi. Neredeyse hepimiz işimizin tamamı ya da bir kısmında taım çalışması yapmak zorundayız? Çoğumuz bu konuda iyi olduğumuzu düşünürüz. Takım çalışmasının sonuçları yeterince iyi olmadığı zaman bu kesinlikle karşımızdakinden kaynaklanıyordur. Aslında biz onu yeterince dinlemiş, empati kurmuş, optimum çözümler bulmaya gayret etmiş ve maximum düzeyde paylaşımı sağlayacak etkili ve etkin bir iletişim kurmuşsunuzdur… Gerçekte öyle mi? Şimdi kendinize şu soruyu sormanızı istiyorum ve sonra da dürüstçe cevaplamanızı: Gerçekten siz iyi bir takım oyuncusu musunuz?

Kariyer Dergisi – Ağustos 2008

TAKIM ÇALIŞMASI YOLUYLA MOTİVASYON

success businessteam

İşletmelerde takım temelli bir organizasyon modelinin uygulanması motivasyon açısından beklenen performans düzeyinin ortaya çıkmasını sağlayacaktır.

Takımlarda çalışan bireyler kendilerini daha az stresli bulurlar. Takım içindeki rollerinden dolayı sorumluluk üstlenseler bile başarının genel sorumluluğu bir bireyin omuzlarından bir çok kişinin omuzlarına geçer.

Paylaşılan sorumluluk, tek başına çalışan işçinin çok yüksek hedefler ya da zorluklarla karşılaştığı zaman yaşadığı panik ve çaresizliği hafifletir. Birey kendini daha fazla organizasyonun bir parçası gibi hisseder. İnsanlar kendilerini ve başkaları ile ilişkilerini sadece fiziksel yakınlık ( yanımdaki kadın ya da aşağı kattaki yönetici ) anlamında değil, kendi işleri ile diğer kişilerin yaptığı işler arasında bir bağlantı kurarak kavrarlar. Statüleri bir çizelge olmaktan çıkıp, gerçek haline gelir. Takımları içindeki gerçek konum ve önemlerini görürler.

Takım kararları ve faaliyetleri üyelerin katılımı, takımın istekliği nedeniyle üyelik ilişkilerinin sürdürülmesi , arkadaşça takım iklimi ve üyeler arasındaki ilişkilerin artması nedeniyle takımın bağlılığı yüksek olur. Yüksek bağlılığın takım üyelerinin morali ve doyumuna düzenli etkileri bulunur.

Tek başına takım üyeliği en büyük doyumu sağlasa bile, organizasyonun takıma ve üyelerine değer vermesi harika bir mutluluk kaynağıdır. Takımın ürettiği şeylerde kendi çabalarının nihai sonuçlarını görebildikleri için, takım üyeleri bir başarı duygusu tadar. Bu nihai ünün başka birimlerin ya da takımların işleyeceği bir hammadde olsa bile takım üyeleri kendi takımlarının üretimini ve bunun organizasyonun bütünsel üretimi ile bağlantısını görüp kavrarlar.

İşletmenin genel yönetimi organizasyonun bütünsel üretimi ile takımların kritik yeteneklerini eklemleyen bir motivasyon programını her zaman gündemde tutmalıdır. Bir Japon firması düzenli olarak kendi pazar ve ürün geliştirme önceliklerinin listesini yayınlıyor. Kuşkusuz yüksek profili kritik bir programı hazırlamada rol almak kişiye büyük bir statü kazandırır. Örgütteki herhangi birisi kendisinin büyük öncelikli projelerden birine katkıda bulunabileceğini düşünürse, kendi kendisini söz konusu ekipte görevlendirir. Ekip lideri başvuran kişiyi kabul etmeme hakkına sahiptir, ama sunulan beceriler projenin başarısı açısından kritik önem taşıyorsa, sözkonusu kendi ekibine verilmesini talep eder. Bu durumda, bu kişinin yeteneklerinin firma açısından yeni görevinde mevcut işine oranla niçin daha yaratıcı olacağını gerçekleştirmek zorundadır.

Böylesi bir sistemin varlığı birim yöneticilerini kilit elemanların gerçekten iddialı projelerde çalışmasını sağlamak için ellerinden gelen herşeyi yapmaya teşvik eder.

Başarılı bir takımda sosyal doyum ve görev performansı için gereksinimler iki çeşit rolü ortaya çıkarır; görev uzmanlığı rolünü uymayan kişilere amaçlarına ulaşmak takıma zamansal ve enerji açısından yardımcı olur. Takım sorunlarına yeni çözümler hazırlar, görev sorunlarına ilişkin öneriler getirirken, görevle ilişkili gerçekleri araştırırlar, sorunla ilişkili fikirlere perspektif getirirler. İlgi azaldığında takımı yeniden ateşler. Sosyo-duygusal rol alarak, takım üyelerinin duygusal ihtiyaçlarını desteklerken, sosyalleşmelerini güçlendirir. İşlerine uyumlaştırma, direnci azaltma, takımı bir amaca doğru yöneltme, diğer takım üyelerinin fikirleriyle uyum sağlama takımın uyumu sürdürmede kendi fikirlerini öne sürme sosyo-duygusal rolün içersine girer. Takımın performansı ile kendi başarıları arasında bağ kuran üyeler, bilişsel, duygusal ve davranışsal boyutları ile olumlu bir sürecin içersinde ilerlerler.

Üyelerin başarısına ilişkin duygu durumu, kendi başına büyük bir ödül içeriği taşır. Bir çok organizasyon, iyi yapılan işleri takdir etmek amacıyla ikramiyeler, hediyeler ve daha başka maddi ödüller kullanır. Maddi ödüller işçinin üretkenliğini etkiler, bu ödülleri kaldırmayı deneyin, neler olacağını görürsünüz. Buna karşılık, insanların işlerine, takım ve organizasyonlarına olan kişisel bağlılığı güçlendiren manevi ödüllerin onlar üzerindeki etkisi maddi duygusu, başarı duygusu, kendini gerçekleştirme duygusu sağlar ve üretkenliği güçlü biçimde etkiler.

Takımın organizasyon içerisindeki kritik konumu, organizasyonun dışsal başarılarına doğrudan katkısı, takım üyelerinin diğerlerinden farklı biçimde öne çıkan ve örnek gösterilen orjinal yetenekleri üyelerin duygu gelişimini olumlu biçimde etkilediği gibi organizasyonun bütünlüğüne ilişkin işbirliği kültürünün korunup ilerlemesine de fayda sağlar.

Takım çalışması yoluyla motivasyon, etkin ve maliyeti düşük bir motivasyon tekniğidir. Bireyleri tek tek motive etmenin maliyetinin ne denli yüksek olduğu gözönüne getirildiğinde bu durum kendiliğinden ortaya çıkar. Günümüz işletmeleri performans kapasitelerinden daha fazla yararlanmada, orjinal teknolojileri geliştirmede, yapılarındaki girişim amaçlı faaliyetleri teşvik etmede takım çalışması yoluyla motivasyonu benimsemelidir.

TAKIM RUHU VE MOTİVASYONUN ÖNEMİ

takım-çalışması-motivasyon-liderlik-vizyon-başarı

Dünyanın en zor işlerinden biri, birkaç kişinin bir araya gelip bir işi yapabilmeleridir. Oysa spiritüel yasalara göre ilke olarak bir grup oluşturmak ve EKİP, TAKIM ruhuyla organizasyonlardaki düzene benzer şekilde çalışmak, bireyselliğini o takım içinde, takımın hedefi doğrultusunda eritebilmek, ben yerine biz diyebilmek, bir bütün içinde birlikte hareket etmek, yaratıcı bir enerjinin açığa çıkmasına neden olur. Uyum içinde olan organizasyonları örnek almak çok zor olsa da “birlikten kuvvet doğar” atasözünü unutmamamız gerekir.

Yepyeni bir yüzyıl ve yepyeni bir anlayış büyük bir hızla yayılıyor. Uluslararası düzeyde çalışan büyük şirketlerde Yeni Çağ (New Age) ruhuna uygun yapılanmalar artıyor. Karizmatik ve ben merkezci lider ve müdürler bu yeniliklerden kaçarcasına uzaklaşıyorlar yerlerini, sorumluluklarını diğer çalışanlarla paylaşan, onların da ait oldukları Bütün’e ait kararlarını dinleyen ve doğru olanlarını hemen uygulamaya koyan liderler alıyor.

Devamlı iş soran, hatalarınızı size sık sık hatırlatan, beceriksizliğinizi vurgulayan ve hep kendini ön plâna alan biriyle işbirliği yapmak çok zordur. Ama zaman zaman çoğumuz hiç fark etmeden birbirimize çok katı bir tutum içinde yaklaşır; sürekli eleştiren, anlayışsız ve çok bilmiş bir tavır içinde karşımızdakini bunaltabiliriz. Üstelik kendimizin son derece anlayışlı ve haklı olduğunu ısrarla savunabilir, karşı tarafı çok rahat suçlayabiliriz.

Bir grupla çalışma yapacak kişiler, aradıkları nitelikte grup arkadaşı bulamadıklarını iddia ederler. Onlara göre birlikte çalıştıkları herkesin bir kusuru vardır. Ya “yeteri kadar çalışmazlar”,ya “işe ilgileri az”, ya “bilgileri eksik”, ya “işlerinin adamı değil” ya da“güvenilmez”dirler. Bu tipler bütün hayatlarını “mükemmel insan”ı arayarak ve her şeyden şikâyet ederek yaşarlar. Oysa bütün samimiyetinizle belli bir hedefe kilitlenerek işini yapmak, kendinize ve başkalarına yardım etmek istiyorsanız, üstlendiğiniz işi merkeze koyar, sizinle birlikte o hedef için çalışmayı kabul eden herkesi “en iyi” kabul edersiniz. Yani mükemmellik sizin hedefe yakınlığınız ve uzaklığınıza bağlı olarak görecelidir.

Günümüzde mükemmel insan arayışının yerini mükemmel sistemler almaktadır. Kişilerle uğraşmak yerine merkez kabul edilebilecek bir sistemi çalışır kılmak ve onu sürekli geliştirme çabası içinde olmak, o grupta çalışan kişileri tek bir hedef etrafında toplar. Bir ekip oluşturulduğunda eğer bir lider yoksa o grubun ömrünün çok kısa olacağı sanılabilir. Oysa mutlaka birleştirici özelliklere sahip birinin çıkıp insanları bir araya getirmesinin zamanı çoktan geçmiş olabilir. Kendi ayaklarının üzerinde durabilen, sorumluluklarının bilincinde, öz güveni gelişmiş, kendine ve başkalarına saygılı bireylerden oluşan bir grup, bir küme bir lider sayesinde zar zor bir araya getirilen, hedefini ve merkezini tam saptayamamış bir grup ya da kümeden çok daha verimli olacaktır.

Samimî bir kenetlenme ve ortak anlayış içinde sorumluluklarını üstlenip, kendilerine düşen vazifeyi en iyi şekliyle yerine getirmeye çalışan bireyler ve onlardan meydana gelen bir grupta, hiç kimsenin alt edemeyeceği bir güç alanı, bir enerji bütünlüğü ve birbirine sahip çıkma duygusu vardır. Adeta “Birimiz Hepimiz, Hepimiz Birimiz İçin” sloganının canlı uygulayıcılarıdırlar.

EKİBİN HEDEFE KİLİTLENMESİ

Belli bir hedef çevresinde, o hedefin gerçekleşmesi için kilitlenmeyi bilen gruplarda “takım ruhu” çok canlıdır. Bu tip ortamlarda hiç kimse vazgeçilmez değildir. Motivasyon takım çalışması yoluyla kazanılır. “Vazgeçilmezlik” ve “mükemmeliyetçilik” kavramlarının yerini “doğallık”, “güvenilirlik”, “anlayış” ve “herkesi olduğu gibi kabul etmek” kavramları almıştır. Herkesi ait olduğu bölümde, en iyi şekilde çalışır hâle getirmek, verimliliği artırmak, birbirine içtenlik ve samimiyetle yaklaşmak, tüm olası sorunların en iyi ilâcı olduğu gibi, New Age adı verilen Yeni Çağ hareketinin de en iyi uygulama örneklerinden birini oluşturur. Takım ruhu, etkili takım çalışmasıyla, takım olgusu ve takım rolleri iyi belirlendiğinde ve hedefe kilitlenerek elde edilir. Grup üyeleri kendilerini bir araya getiren merkezî nedeni ve hedefi ön plâna çıkartıp; egolarını, gereksiz şikâyet ve dedikodularını biraz geri çekebilseler ne üstünlük kavgaları kalır, ne de anlaşmazlığı yaratan bir neden bulabilirler.

Kendilerini bir araya getiren işin önemini kavrayan takım ve gruplar, derin bir anlayış ve üstün bir görev anlayışı ile içlerinde büyük bir sükûnetle onları bir araya getirecek bir lidere dahi ihtiyaç duymadan uyum içinde çalışabilirler. Tabi ki bu uyum ütopik bir uyum değil, herkesin kendisine düşen görevi büyük küçük demeden, ast-üst gözetmeden hakkıyla yapmak gayreti içinde olduğu bir uyumdur.

İşte böylesine samimî ve içten insanlardan oluşan bir takımda, takım (ekip) ruhu kolay oluşur, verilen işe dair motivasyon yüksek olur ve büyük bir uyum içinde son derece başarılı çalışmalar yapılır. Grubu oluşturan her bir üyenin kendi enerjisini tek bir hedefe konsantre ederek birleştirmesi, son derece yüksek potansiyele sahip kinetik bir enerjinin harekete geçmesine, o hedef etrafında birleşilmesine neden olur. Ve böyle bir birlikten doğan kuvvet de bugün dünyada mucize olarak kabul ettiğimiz pek çok şeyin gerçekleşmesine neden olabilir.

Önümüzde birçok kavşaklar ve buna bağlı olarak çok çeşitli yollar vardır. Yeni başlangıçlarda herkes sık sık yol ayrımı yaşar. Kavşaklar çok olduğu için bunlara ait işaret levhalarının olmamasından yakınırız. Ama bilmeliyiz ki asıl işaret levhaları kendi iç varlıklarımızda ve vicdan sesimizdedir. Ne yöne gideceğimize karar vermenin zamanı çoktan geldi de geçiyor. Hâlâ sadece kendi bireysel düşünceleriyle yapayalnız kalmayı çağın gereklerine ve icaplarına rağmen tercih eden nice insan vardır. Onlara umut aşılayarak yeni şeyler dinlemelerini sağlamak ve bilgi alma konusunda cesaret vermek ise hedefine kilitlenmeyi bilen, bireysellik kavgalarını, ben-sen iddialarını bırakmış; üstün tesirlere sessizce uyumlanabilen, isimsiz birer er olabilmeyi onur kabul eden takım ve ekiplerin işidir.

TEAM BUILDING NEDİR?

business teamwork - puzzle piecesTeam building sonuç odaklı takımların seçilmesi, geliştirilmesi ve motive edilmesi anlamına gelir.

Team building, grup dinamiklerini değerlendirme oyunları gibi aktivitelerle gerçekleştirilir ve genel olarak organizasyonel gelişim teorisi ve uygulamaları kapsamındadır.

Organizasyonel gelişim bağlamında, eğer bir takım verimliliğini ölçmek, haliyle performansını arttırmak amacıyla kendini değerlendirme sürecine başlarsa, çok dar bir tanım olsa da bu takım team building yapıyor denilebilir.

Team building süreci 3 aşamadan oluşur:

  1. Görevlerin belirlenmesi,
  2. Takım içinde görevlerin dağıtılması
  3. Takım çalışmasını engelleyen durumların tespit edilmesi ve bunların üstesinden gelinmesi, veya yokedilemiyorsa takım üzerindeki olumsuz etkilerinin hafifletilmesi.

Bir takım kendini değerlendirebilmek için takım olarak güçlü olduğu ve takım olarak zayıf olduğu yanlarını ortaya çıkarmaya çalışır.

Mevcut performansını arttırmak için, bu değerlendirme sonucunu kullanarak istenilen durum ile mevcut durumun arasındaki farkları ortaya çıkarır ve farkı kapatmak için strateji geliştirir.

Team Building Metodları

Etkili takım oluşturma metodları çok çeşitlidir ve şunları içerir:

  • Basit sosyal aktiviteler – takım üyelerinin birlikte zaman geçirmesini sağlar.
  • Grup tanışma seansları – firmanın sponsorluğu altında takım üyelerinin birbirini tanımasını sağlayan eğlenceli aktiviteler.
  • Kişisel gelişim aktiviteleri – grup bazında uygulanan, bazen fiziksel mücadele gerektiren kişisel değişimler
  • Takım gelişim aktiviteleri – bireylerin problem çözme yaklaşımlarının ve takımın beraber nasıl çalıştığını ortaya çıkaran grup dinamikleri oyunları
  • Takım rolleri – rollerin psikolojik analizi ve birlikte nasıl daha iyi çalışılacağı yönünde eğitim

Team building genel olarak organizasyonel gelişim teorisi ve uygulamasına dahil edilir.

Güncel team building aktiviteleri ve oyunları için websitemiz www.hctevents.com‘u ziyaret edebilirsiniz!

 

HTC TEAM BLOG’DAN MERHABA

Bu bizim ilk blog yazımız! Türkiye’nin lider team building şirketi HTC Events ekibi olarak, paylaşacak çok fazla yazımız, araştırmamız, yeniliklerimiz ve sektörel haberlerimiz olacak.

HTC TEAM Blog aynı zamanda, ülke çapında 15’te 1,500’e farklı sayılardaki ekiplerin takım çalışması aktivitelerini organize eden, moderasyon ve fasilitasyonunu üstlenen ekibimizin ortak bilgi ve birikimlerini bir araya getiren bir arşiv görevi de görecek.

Bugüne kadar süregelen kreatif ve inovatif yaklaşımlarla sektörün nabzını tutarak, kurumsal etkinliklerde ve team building aktivitelerinde en yeni trendleri oluşturduk. Sizleri de bunun bir parçası yapmak, heyecanımıza ve tutkumuza ortak etmek istiyoruz. Takipte kalın!